Tim Ferris Üretken Olmak için Bilgi Diyetini Öneriyor

Gerçekten üretken olmak için çok çeşitli bilgilerle dolmak mı gerekiyor yoksa “bilgi diyeti” yaparak da üretken olabiliyor muyuz?

Hergün yüzlerce, binlerce bilgiye maruz kalıyor ve bunların pek çoğunu unutuyoruz, kimisi adeta bir çöp, kimiyse aklımızda kalmasını istediğimiz cinsten ama onları hatırlamakta ne kadar başarılıyız? “Çok biliyoruz” desek çok mu radikal olur acaba? Elbette bilgi çok önemli fakat ne kadar bilgi edinmeliyiz bu bir muamma. Hayatımızda hangi ünlülerin ne yaptığını, kimin kiminle sevgili olduğunu ya da ayrıldığını, hangi sosyal medya ünlüsünün sözleri çok da anlam taşımayan hangi şarkı sözleri ile milyonlarca tık aldığını veya hangi politikacının çocuklarının ne yaptığını bilmemiz çok da önemli mi? En önemlisi hayatlarımıza çok büyük bir katkısı var mı öncelikle bunu irdelemek gerekiyor.

“Escape 9–5, Live Anywhere, and Join the New Rich”

Tam da bundan bahseden bir içerikle karşılaştım internette. Tim Ferris tarafından yazılan bestseller “The 4-Hour Workweek” isimli kitaptan öğrendiğimize göre üretken olmak ciddi bir çıktı oluşturmayı ve girdileri sınırlandırmayı gerektiriyormuş. Bu nedenle de “low-information diet” olarak bilgi konusunda bir diyet yapmamız gerektiğini savunuyor.

Ferris’e göre hedeflerimize ulaşma yolunda pek çok bilgi, zaman-tüketen, negatif, önemsiz ve öğrendikten sonra hiçbir işinize yaramayacak cinsten. Tıpkı diyette olduğu gibi hayatlarımızda da çok fazla bilgi tüketiyor, televizyonlardan, sosyal medyadan bizim için yararlı olmayacak pek çok “niteliksiz” bilgiyi yükleniyoruz.

Alınan bilgi miktarını azaltma fikri ilk başta korkunç gelebilir ve birşeyleri kaçırıyor olma ihtimalini ortaya çıkarabilir, “dünyada olup bitenlere uzak kalırsak nasıl toplumun bir parçası oluruz, nasıl doğru kararlar alırız ya da en basiti tesadüfen denk geldiğimiz bir taksici ile yolculuk boyunca nasıl sohbet edeceğiz?” diyebilirsiniz.

Ferris bunların yanıtını şu basit soru ile açıklıyor: “bana dünyada yeni ne var onu söyler misiniz? Fakat niteliksiz bilgileri tüketmediğimiz zaman diliminde ailemizle, sevdiklerimizle vakit geçirmek ya da hedeflerimiz için çalışmak gibi gerçek değer yaratacak konularla ilgilenebiliriz.”

Bu yüzden almamız gereken kalori miktarını sınırlandırmalıyız ki gerçekten değerli konulara yönelik üretkenliğimizi arttıralım.

Bu “bilgi diyeti” nasıl gerçekleşecek?

Diyete başlamak için Ferris, 5 tam gün, öğle saatlerinde 5 dakika son dakika gelişmelerini takip etmek, akşam 1 saat televizyon keyfi yapmak ve yatmadan önce 1 saat kitap okumak dışında, tüm gazetelerden, televizyon kanallarından ve internette surf yapmaktan kaçınmayı öneriyor.

Ancak gerçekten ihtiyacımız olan bilgiler için, acımasızca vakit ayırmamızı tavsiye ediyor; hızlı okumalar, soruların cevaplarının ne olduğunu internette araştırmak yerine, uzmanların sorularımızı yanıtlayabileceği ortamlarda bulunmak gibi daha efektif konulara yönelirsek çok daha üretken hale gelebileceğimizi belirtiyor ve ekliyor; “Bu diyetin hayatınıza nasıl etki edeceğini deneyin, belki de günün sonunda niteliksiz bilgi kalorilerini bir kayıp olarak görmeyeceksiniz”.

Sevgiler.

Temmuz 2017’de “gençlerde ortaya çıkan sosyal izolasyon” ile ilgili yapılmış bu araştırma da ilginizi çekebilir. (Social Media Use and Perceived Social Isolation Among Young Adults in the U.S.)

One Comment Add yours

Yorum